Chuck Palahniuk – Görünmez Canavarlar

Görünmez Canavarlar

En sevdiğim yazarlardan ve yeraltı edebiyatının en iyi temsilcisi olan Chuck Palahniuk‘un kitaplarının çoğunu okumuştum, ancak arada Görünmez Canavarlar yada orijinal adıyla Invisible Monsters kitabını atlamışım :) Yazarı az çok okumuş herkes bilir zaten, konuların nereden nereye gittiğini tam olarak anlayamayız ama sonunda baktığımızda aslında başa dönmüşüzdür :)

Bu kitapta aynen böyle, aklınızı karıştıracak ve ezberinizi bozacak türden :)

Arka kapak yazısını da paylaşayım sizinle:

Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı, yanılsamanın hüküm sürdüğü şu dünyada bize iyi ve doğru olarak dayatılanı değil de, kötü olduğu söylenerek bizden uzak tutulanı tercih etmek ne derece mümkündür? Chuck Palahniuk, bize yine roman olarak ulaşan bu üçüncü “kimlik krizi”nde, aile ve toplumda var olan genel geçer davranış kalıplarının altında yatan gerçekliği evirip çeviriyor. Genç ve güzel manken Shannon mutlu olmak için her şeye sahiptir: Parlak bir kariyer, kitlelerin ilgisi, yakışıklı bir sevgili ve yakın bir dost. Ancak geçirdiği bir ‘kaza’ yüzünün yarısını yok ettiğinde, görünmez bir canavara dönüşür. Hastanede tanıştığı, ameliyatla kadın olmaya hazırlanan transseksüel Brandy Alexander, ona geleceğini yaratabilmek için geçmişini silmesi gerektiğini, gerçek keşiflerin hep kaostan çıktığını öğretir. Bu süreçte Shannon, Brandy Alexander’la ve kendisini aldatan sevgilisi Manus’la bir intikam yolculuğuna çıkacaktır. Kişisel ve toplumsal arızaların kol gezdiği, çağdaş bir çorak ülkede çıkılan bu yolculukta üçünün isimleri, kimlikleri ve geçmişleri her şehirde değişirken, okur da görüntüye, yüzeyselliğe odaklanmış bir dünyada aile, sevgili, arkadaş konumundaki insanlarla ilişkilerin sığlığına tanık olur. Palahniuk cinsiyet değiştirme operasyonlarının büyük ölçüde kolaylaştığı ve yaygınlaştığı bir çağda, cinsiyetlerin bile görüntüden ibaret olduğunu burguluyor. Bir yandan güzellik ve kimlik kavramlarına bakarken, tüketim toplumuna ve estetik operasyon kültürüne haşin saldırılar yöneltiyor. Üstelik bütün bunları okurunu adeta bir eğlence trenine bindirip baş karakterinin geçmişiyle bugünü arasında dolaştırarak ve şaşırtıcı bir finalle adamakıllı sarsarak yapıyor.

Emin olun kitabı okurken sona yaklaştıkça heyecanınız çok fazla artacak ve emin olun bu kitap sizi kesinlikle şaşırtacak!

Aşağıda kitap içerisinden alınmış bazı sözler var, eğer kitabı alacaksanız lütfen aşağıdakileri okumayın, ki sürprizi kaçmasın :)

[spoiler mesaj="Spoileri Görmek için Tıklayınız."]

  1. İnsanlara nasıl olduklarını sormamızın sebebi, kendi hakkımızda konuşmak istememizdir.
  2. Seth’in bir insanın doğumunun ailesini tanrılaştırdığını söylediği güne dönelim. Hayatınızı onlara borçlusunuzdur, onlar da sizi kontrol ederlerler. “Sırf daha iyisini istediğin için,” diyor Seth, “rüştünü ispat ettiğin anda Şeytan ilan edilirsin.”
  3. Artık hiç kimsenin sır saklayamadığı dünyamızda iyi bir peçe şöyle der: “PAYLAŞMADIĞIN için teşekkürler.”
  4. Orijinal olan her şeyden soyutlanmış yüzlerce nesil; doğruya doğru, hepimiz öyle değil miyiz?
  5. Üstelik kimileri için anında, kimileri için yavaş yavaş olsun, ister kazayla, ister temkinli davranarak olsun, eninde sonunda hepimiz kötürüm kalıyoruz.
  6. Rahibe Katherine alyans takan rahibelerdendi. Ve evli insanlar hep cevabın aşk olduğunu sanırlar.
  7. İzleyici olmadan histeri krizi geçirmek imkansızdır. İnsanın kendi başına paniğe kapılması, boş bir odada kendi kendine gülme krizine tutulmasıyla aynıdır. İnsan kendini gerçekten aptal hisseder.
  8. Ve bazen sakat kalmak insanın lehine olabilir. Vücutlarına halkalar takan, dövme yaptıran, tenini dağlayan, derisini kazıyan bütün o insanları düşünün..sonuçta o ya da bu şekilde dikkat çekiyorlar.
  9. Yarışmalar, eğitimimizden geriye kalan rasgele ve değersiz gerçekler hakkında kendimizi daha iyi hissetmemiz için düzenlenirler.
  10. Gelecek ne zaman vaat olmaktan çıkıp bir tehdit unsuru haline geldi?
  11. Ancak ve ancak bu gezegeni yiyip bitirdikten sonra Tanrı bize yenisini verecek. Yarattıklarımızdan çok yok ettiklerimizle hatırlanacağız.
  12. Hepimiz kendimizin gübresiyiz.
  13. Kimden nefret edeceğimizi bilemediğimiz zaman kendimizden nefret ediyoruz.
  14. Kendinizi sürekli olarak dönüştürüp kullanışlı hale getirmelisiniz.
  15. Sevdiğiniz ve sizi seven kişi asla ve asla aynı kişi değildir.
  16. İnsanlar bir şeyleri bilmemeye de dayanamazlar diyor Brandy. Özellikle de erkekler her dağa tırmanmak, her yerin haritasını çıkarmak isterler. Her şeyi etiketlemek. Her ağaca işerler ve sonra da bir daha asla aramazlar.
  17. Hemen her seferinde kendinize birini sevdiğinizi söylersiniz ama aslında onu sadece kullanıyorsunuzdur. Bu sadece aşk gibi görünür.
  18. Manus üzerine eğilmiş olan Brandy’ye ve çamurun içine diz çökmüş olan bana bakıyor. “Önce,” diyor, “aileniz size hayat verir, ama sonra onların hayatını yaşamanızı ister.”
  19. Ailelerimiz bir çeşit tanrıdır. Onları seviyoruz ve hayatta olduklarını bilmek hoşumuza gidiyor. Ama bizden bir şey istemedikleri sürece onları kesinlikle görmüyoruz.
  20. İstediğim şeyler gün geçtikçe hep istemeye eğitilmiş olduğum şeylermiş gibi görünmeye başladı. Herkesin istediği şeylerdi bunlar.
  21. Doğumunuz, hayatınız boyunca düzeltmeye çalıştığınız bir hatadır.
  22. Bazen bastığın boku temizlemenin en iyi yolu, diyor Brandy, kendini kıymetli, küçük bir ödül gibi görmemektir.
  23. Bir insanı ne kadar severseniz sevin, kanı size doğru akmaya başladığında geri çekilirsiniz.

[/spoiler]

Size tavsiyem kitabı alın ve acilen okuyun ;)

Facebook'ta Paylaş

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın